Seçim Neden Kaybedildi? Dersimli Bozkurt Kemal!

Bu seçimin ikinci turunu da hesaba katarsak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tam olarak 12 seçimi kaybettiği görülüyor. 12 seçimdir nerede hata yapıldığını düşündünüz mü? Muhalefetin bunu sormak için bir sebebi yok, çünkü onlar hallerinden memnunlar. Ancak biz muhalif seçmenlerin durup gerçekten düşünmesi gereken bir soru bu.

Yıllardır iktidar partisi karşısında görmek istedikleri adayı, bir şekilde kendileri seçiyorlar. Bu iki aday, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın karşılarında görmek istedikleri yegâneisimlerdi. Bu şekilde hem rakiplerini kendileri seçiyor hem de seçimi kazanmayı garantiliyorlardı. Çünkü halkın nabzını, muhalefete nazaran daha iyi tutan bir iktidar gözlemliyoruz. Seçim kampanyalarında kullandıkları dil ve propaganda araçları gerçekten Anadolu halkı tarafından karşılık buluyor. Bu durum yıllardır aynı şekilde devam ediyor. Peki burada sorulması gereken bir başka soru da şudur: Muhalefet gerçekten halkın nabzını tutmayı 20 yıldır öğrenemedi mi, yoksa amacı AK Parti’yi iktidarda tutmak mıdır?

Bu yazımda, Atatürk ve kurucu değerlerden uzaklaşan “Yeni CHP” olarak adlandırılan başarısız oluşumu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği seçimleri, ekonomik kriz, pandemi, deprem felaketi, baskılar ve benzeri birçok etkeni göz önünde bulundurarak, neden hala seçimlerin kaybedildiğini ve bu etkenleri tek tek açıklamaya çalışacağım.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kaybettiği Seçimler

  • 2009 Yerel Seçimleri —-> Kadir Topbaş’a karşın İstanbul’da Kemal Kılıçdaroğlu adaydı. Seçimi kaybetti, oylarımızı arttırdık, bizim açımızdan güzel bir sonuç dedi. Muhalif seçmen alkışladı.
  • 2010 Anayasa Değişikliği Referandumu —-> Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu ve dolayısıyla yargıyı ele geçirmek amacıyla anayasa değişikliği hazırlandı. Bu değişikliği, vatandaşların anlamaması için 12 Eylül yargılamaları da eklenmişti. Yargı, cemaate teslim edildi. Meclis kürsülerinde ülkücülerle solcuların mektupları okunarak propaganda yapıldı. Muhalefet partisi genel başkanı ise ne yaptı biliyor musunuz? Kemal Kılıçdaroğlu, seçmen kâğıdı bile çıkarmayı unuttuğu için oy kullanamadı. Sonuçta %57,88 oranında “evet” oyu çıktı. Yine kaybetti ve çıktı oylarımızı arttırdık, iktidara doğru gidiyoruz dedi.Alkışladılar.
  • 2011 Genel Seçimleri —-> %46,58 ile Ak Parti Yine kazandı. Kılıçdaroğlu %40’ın altında oy alırsam çeker giderim demişti. (Bu konuşmanın geçtiği video kaynakça kısmında mevcuttur.) %20,87 aldı çekip gitmedi. En başarılı dönemimizi yaşıyoruz, oylarımızı arttırdık, diğer seçimlerde iktidarız dedi. Alkışladılar.
  • 2014 Yerel Seçimleri —-> %38,39 Ak Parti alırken CHP %23,08 alarak kaybetti. Partinin öz evlatlarını, Ulusalcıları partiden tasviye edip, Ak Parti’den kovulanları, cemaatçileri, özerklik isteyen şovenistleri, liboşları ve milli görüşçüleri aday gösterdi. Kaybetmesine karşın çıktı yine başarısız olmadığını ifade etti. Alkışladılar.
  • 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi —-> Çorak Anadolu topraklarında, Avrupa standartlarında bir şehir yaratan Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen dururken Mısırdan ithal ettiği Ekmeleddin İhsanoğlu’nu tercih etti. CHP seçmenini göz ardı ederek, ülkede pek tanınmayan bir ismi getirdi. İhsanoğlu, Türkiye’ye ilk kez 27 yaşında gelmişti. Tayyip Erdoğan tarafından desteklenerek İslam İş birliği Teşkilatı genel sekreteri yapılmış, hatta Obama tarafından İslam Ordusu kurulması teklif edilmişti. İhsanoğlu’nun babası Mehmet İhsan ise Atatürk’e idam fetvası veren Mustafa Sabri’nin yakın adamlarından biriydi. Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’den ayrılmış ve vefat ettiğinde kendi isteği üzerine Mustafa Sabri’nin yanına defnedildi. Bu adamı benimseyemeyen CHP seçmenine “Gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz.” dedi. Sonuç olarak, AK Parti %51,79, CHP ise %38,44 oy alarak kaybetti. Çıktı yine olsa yine İhsanoğlu’nu aday gösteririm, siyasetimiz çok önemli bir değer kazandı dedi ve ben Dersimli Kemal’im diyerek bitirdi. Alkışladılar.
  • Haziran 2015 Genel Seçimler —-> Ahmet Davutoğlu %49,83 alırken Kılıçdaroğlu %25,98 alarak kaybetti. Oylarımız düşer ise istifa edeceğini söylemişti. Yine etmedi, zafer konuşması yaptı. İktidara diğer seçimde yürüyoruz dedi. Alkışladılar.
  • Kasım 2015 Genel Seçimler —-> %40,87 Davutoğlu, %24,95 Kılıçdaroğlu aldı. Yine kaybetti. Yine istifa etmedi. Yine alkışladılar.
  • 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu —-> 2017 yılında bu ülkede yaşanan olaylar aslında baştan sona yeni bir yazı konusu olabilecek kapasitededir. Yine Ak Parti %51,41 ile kazandı. 48,59 ile hayır oyu çıktı ve yine kaybetti. Bu seçimde bizzat CHP milletvekili Haluk Pekşen tarafından 2.5 milyon sahte oy kullanımının olduğuna dair bir sunumun yapıldığını söyledi. Kılıçdaroğlu çıktı yeni strateji dedi, mutlu bir konuşma gerçekleştirdi.
  • 2018 Genel Seçimleri —-> Yine şaibelerle dolu bir genel seçim geçti. Seçime çok az bir süre kala İnce’nin adaylığı ilan edildi. Kendisine CHP üst yönetiminin kumpas kuruduğunu, seçim günü elinde veri olmadığını söyledi. CHP bunları yalanlamadı. O güne kadar Kılıçdaroğlu 9 seçim kaybetmişti. 9 Seçim kaybeden Kılıçdaroğlu, kendisine bile 2 seçim kaybeden İnce’yi aday gösterdi. Partililerin içte bile desteklemediği adamı ülke yönetimi için aday yaptı. En manipülasyon dolu seçimdi. CHP seçmeninin yine umutları kırıldı, yine oylarına sahip çıkılmadı. %52.54ile Tayyip Erdoğan seçimi kazandı. Mısırdan gelen Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan bile az oy alarak %30.67 ile seçim kaybedildi. Kemal Kılıçdaroğlu çıktı “Koltuk sevdasına kapılanların bu partide yeri yok.” dedi. Komik bir durumdu ama trajikomik.
  • 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri —->%44,33 ile Ak Parti çoğunluğu yakalamıştı ama Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirleri Cumhuriyet Halk Partisi aldı. Türkiye siyasetine çok önemli iki isim adını altın harflerle yazdırdı. Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş. Çok iyi bir kampanya süreci yönettiler, oylarımıza sahip çıktılar ve en güzeli ise kaybettiğimiz umutlarımızı yeniden filizlendirdiler. Türkiye yarınlarına daha umut dolu gözlerle bakmamızı sağladılar. Seçildikten sonra yine yaptıkları güzel işlerle tüm Türkiye’nin kalbini kazandılar ve İlerleyen günlerde hem CHP genel başkanlığına hem de cumhurbaşkanlığı adaylıklarını gösterilecekleri konuşuluyordu

2023 Genel Seçimleri 1. Tur

Yapılan Hatalar

Kemal Kılıçdaroğlu kendisini halka kabul ettirememiş ve tüm seçimleri kaybetmişti. Artık genç siyasetçilerin önünün açılması ve seçim stratejilerinde yeniliğe gidilmesi gerekiyordu. Tüm bunların yanında ülke ekonomik olarak bir kriz yaşarken, insanlar evlerinin kirasını dahi zor öderken, asgari ücret açlık sınırının altına inmişken artık Türkiye’nin bir değişikliğe ihtiyacı vardı. Halk tarafından sevilen ve büyük bir tevazu ile karşılanan iki başkan arasından seçimin yapılması gerekiyordu. Bunun yerine CHP yönetimi ne yaptı? Gitti Türkiye’de özelleştirme politikalarının baş sorumlusu Ak Parti’nin kurucularından olan, Ak Parti’nin tüm eylemlerinde altında imzası olan ve 14 Yıl Ekonomi Bakanlığı yapmış Ali Babacan’ı ve Suriye politikalarından sorumlu, Emevî camisinde cuma namazı kılacağız deyip milyonlarca mülteciyi ülkeye dolduran Ak Parti’nin Başbakanlığını yapmış Davutoğlu ile ittifak kurdu. Bu süreçte bu isimlerin, zaten Atatürk ve Cumhuriyet konularında hassasiyeti olan CHP seçmenine karşın “Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştireceğiz, 66. maddedeki Türklük tanımını çıkartacağız” gibi ifadeleri oldu. Bu partilerin yüzde 0,1 oy oranlarının olup olmadığı bile belli değilken CHP listelerinden meclise sokuldu.

Ergenekon ve Balyoz kumpasları olurken, Kemalizm ırkçılıktır diyen Taraf gazetesi yazarı Yüksel Taşkın’ı CHP, Atatürk’ün güzel İzmir dediği canım İzmir’den 1. sıra adayı yaptılar.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin onur ve şeref madalyası alan subayları zindanlarda çürütülürken, iftira davaları olan Ergenekon ve balyozla suçlanırken o dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i Atatürk’ün Çankaya’sından listeye koydular kardeşim. Yetmedi Ali Dibo’yu koydular.

Sonuç ne oldu biliyor musunuz? Memleket bu durumda iken Milletvekili sonuçlarında %35,63 Ak Parti’ye karşın %25,35 ile Cumhuriyet Halk Partisi 169 koltuk kazandı. Bunun 40’ı yukarıda saydıklarım gibi CHP adayı değil, Saadet, Gelecek, Deva, Demokrat Partilerinin adayları. 1. tur Erdoğan %49.52, Kılıçdaroğlu %44.88 aldı. Sadece Cumhurbaşkanlığını kaybetmedi. Eski Ak Partilileri vekil yaptı, CHP’yi mecliste ikiye ayırdı, kontrolü tamamen siyasal islamcılara bıraktı.

Seçim akşamı doğru düzgün açıklama yapamadılar. CHP verileri birbirine girdi. Herkes ayrı bir açıklama yaptı. 20 yıldır seçim sistemini oluşturamadılar.

2023 Genel Seçimleri 2. Tur

2. tura kaldıktan sonra kaybedileceği zaten açıkça ortadaydı. Seçime sadece 3,5 gün kala Zafer Partisi ile anlaşıldı. 10 gün içinde parti kampanyalarını mülteci sorunu ve milliyetçilik üzerinden yürütmeye çalıştılar. Bunun son hafta yapılmayacağını ilkokulda ödevini yetiştiremeyen çocuklara bile sorsalar söylerdi. Milliyetçilik akımı tüm dünyada sosyolojik olarak yükselirken, iktidar cephesi size karşı kutuplaştırıcı ve suçlayıcı bir seçim kampanyası yürütürken, Türkiye artık terörden bıkmışken sen çıkıp her mitingde Demirtaş’a özgürlük dersen kardeşim işte böyle kaybedersin. Partiden Atatürkçüleri uzaklaştırıp yerine Atatürk düşmanlarını, ikinci cumhuriyetçileri, cemaatçileri, liboşları ve bölücü şovenistleri doldurursan işte böyle kaybedersin kardeşim. Halk tarafından pekte karşılığı olmayan kalp emojileriyle, sana söz ve haydi gibi altı dolu olmayan sloganlarla seçim kapmayası yürütürsen işte böyle yaya kalırsın güzel kardeşim. Bir yandan Atatürk’ün ismini Tunceli yaptığı şehre Dersim deyip diğer elinle de bozkurt yaparsan sana kimse oy vermez güzel kardeşim.

Süreçteki Yanlışlar

  • Küresel neo-liberal ekonomiler çökerken, neo-liberal bir kadro ile değil Atatürk’ün yaptığı gibi devrimci ekonomik kalkınma modeli ortaya konulması gerekirken Ali Babacan’ın ekonomi politikaları ile ilerleneceğinin bir Youtube videosu ile duyrulması.
  • Biz batıcıyız, bizi Amerika destekliyor mesajlarını sürekli yinelemesi, karşı tarafının “bu küresel güçlere karşı bir seçim savaşı” algısını yaratmasına ortam hazırladı.
  • 1924 anayasası yerine 1921 anayasasının mutabakat metinlerinde yer alması
  • Her mitingde, her konuşmasında konuyla alakasız “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz. PKK terör örgütü değildir” diyen Deemirtaş için “Selahaddin Demirtaş’ın özgür kalmasını istiyorsanız bana oy vereceksiniz” demesi.
  • HDP ile anlaşılıp Güneydoğu bölgesinin oylarını almak için İç Anadolu ve Karadeniz gibi bölgelerin oylarından vazgeçilmesi.
  • İzmir’de gerçekleşen iktisat kongresinde, Sırrı Süreyya Önder’in sahneye çıkarılarak Atatürk’e hakaret ettirilmesi.
  • Yüz kere söylediğim gibi Atatürkçüleri partiden uzaklaştırdı. Onların yerine Cihangir İslam, Sezgin Tanrıkulu gibi ismleri partiye iliştirdi.
  • Dersimli Kemal’im ben”, özerklik vereceğim gibi ifadelerin kullanılması.
  • Türkiye’nin güncel sorunları olan 13 milyon kaçak ve ekonomi dururken suni gündemlerle çeşitli geçmiş olaylara dönük helalleşme söylemlerinde bulunulması.
  • 20 seçimdir hala düzgün bir propaganda çalışmasının olmaması ve CHP’nin verilerinde sürekli sıkıntılar yaşanması.
  • Tüm seçim politikalarını İzmir’deki seçmenine göre ayarlayıp Anadolu’daki insan ile İzmir’deki insanı aynı sosyolojik çerçeveye koyması.
  • Kendilerine yakın televizyon kanallarından ve sosyal medya hesaplarından, aslında gerçekte olmayan fakat seçimin sanki kesin kazanılacağı algısının yaratılması büyük bir hüsranla sonuçlandı.

Sonuç

Bu işleri, NATO’ya karşıymış gibi görünüp Amerika’nın silah yardımı yaptığı örgütleri savunanlarla, kurucumuz Gazi Atatürk’e “Dersim katliamcısı”, “burjuva Kemal” gibi ifadelerle hakaret eden tiplerle birlikte hareket edip onları sosyal medyada sempatik göstererek başaramazsınız. Bu coğrafyada Atatürk’le yarışmaktan vazgeçin!

Sonuç olarak bakıldığında kendi adaylığını seçmenine zorla dayatarak, yanlış siyasi ittifaklar kurarak 21 yıllık yorgun bir iktidara karşın seçimi kaybetti. Atatürk’ün devrimlerini koruyamadı, partisini koruyamadı sadece koltuğunu korudu.

Seçim sonrası klasik argümanlar sıralandı. Oylarını arttırdı, dürüst adam aslında, seçmeni dinledik, adaletsiz bir yarıştı, halk cahil.. 12 kez seçim kaybeden bir siz akıllısınız bir de sizin her seçim şakşakcılığınızı yapan “muhalif medyanız.” Aday olmasın dediğimizde bizleri eleştiren insanların bugün dönüp kendilerini eleştirmeleri gerekmekte.

Artık yeni bir kuşak geliyor ve her ne kadar toplu sınıflandırmalara karşı olsam da her bireyin sadece kendisini temsil ettiğine inanıyorum. Ancak yaş aralığımızın ortak bir özelliği var: Yenilik ve değişim arzusu. Hangi coğrafyada büyürsek büyüyelim, çevremiz ve yaşam koşullarımız farklı olsada, bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla aydınlık yarınları hedefliyoruz. Gücümüzü daima “Gençliğe Hitabe”den alıyoruz.

Yazımı Mustafa Kemal’in şu konuşması ile bitirmek istiyorum:

Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağı’na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna and içtim.”

23 Nisan 1920. Ankara’da Büyük Millet Meclisi- Mustafa Kemal Atatürk

Bugün, yarın, daima…

Yararlandığım Kaynaklar

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir